Kur’an-ı Kerimle İlgili Ayet-i Kerimeler




Onlar, iman etmiş ve gönülleri Allah-ın zikriyle sükunete ermiş olanlardır. Şunu iyi bilin ki; kalpler ancak Allah-ı zikretmekle, anmakla huzura kavuşur!.. (RAD Suresi, 28.Ayet)
(Bu Kur-an) ayetlerini iyiden iyiye düşünüp tefekkür etsinler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. (SAD, 29. Ayet)

***************************

İman edip yararlı işler yapanların, Rableri tarafından hak olarak Muhammed-e indirilen Kur-ana inananların günahlarını Allah örtmüş ve hallerini düzeltmiştir. (MUHAMMED, 2.Ayet)
***************************

Eğer biz bu Kur-an-ı bir dağa indirseydik, muhakkak ki onu, Allah korkusundan baş eğerek, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri insanlara düşünsünler diye veriyoruz. (HAŞR, 21.Ayet)
***************************

Müminler ancak o kimselerdir ki; Allah anıldığında kalpleri titrer, yanlarında Allah-ın ayetleri okunduğunda (bu) imanlarını pekiştirir ve yalnız Rablerine dayanıp güvenirler. (ENFAL, 2.Ayet)
***************************

(Bu Kur-an,) Ayetlerini, iyiden iyiye düşünsünler ve temiz akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. (SAD / 29.)

***************************

İşte bu Kur-an, kendisiyle uyarılsınlar, Allah-ın ancak bir tek Tanrı olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri iyice düşünüp öğüt alsınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir. (İBRAHİM/52)

***************************

(Senden önceki elçilerimizi) Apaçık deliller ve kitaplarla gönderdik. Sana da zikri (Kur-an-ı) indirdik ki, insanlara kendileri için indirileni açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler, diye. (NAHL/44)

***************************

Bu (Kur-an), insanlar için basiret (nuruyla Allah-a yönelten ayet)lerdir, kesin bilgiyle inanan bir kavim için de bir hidayet ve bir rahmettir. (CASİYE/20)

***************************

Şüphesiz, bu Kur-an, en doğru yola iletir ve salih amellerde bulunan mü-minlere, onlar için gerçekten büyük bir ecir olduğunu müjde verir. (İSRA/9)

***************************

Allah uğrunda, hakkını vererek cihad edin. O, sizi seçti; din hususunda üzerinize hiçbir zorluk yüklemedi; babanız İbrahim-in dininde (de böyleydi). Peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için, O, gerek daha önce (gelmiş kitaplarda), gerekse bu (Kur-an-da) size “Müslümanlar” adını verdi. Öyle ise namazı kılın; zekatı verin ve Allah-a sımsıkı sarılın. O, sizin mevlânızdır. Ne güzel mevlâdır, ne güzel yardımcıdır! (HAC/78)

***************************

Onlar hâlâ Kur-an-ı iyice düşünmüyorlar mı? Eğer o, Allah-tan başkasının katından olsaydı, kuşkusuz içinde birçok aykırılıklar (çelişkiler, ihtilaflar) bulacaklardı. (NİSA/82)

***************************

“Ve Kur-an-ı okumakla da (emrolundum). Artık kim hidayete gelirse, kendi nefsi için hidayete gelmiştir; kim de sapacak olursa, de ki: “Ben yalnızca uyarıcılar danım.” (NEML/92)

***************************

Eğer kulumuza indirdiğimiz (Kur-an)-dan şüphedeyseniz, bu durumda, siz de bunun benzeri bir sûre getirin. Ve eğer doğru sözlüyseniz, Allah-tan başka şehitlerinizi çağırın. (BAKARA/23)

***************************

İşte bu (Kur-an), önündekileri doğrulayıcı ve şehirler anası ile çevresindekileri uyarman için indirdiğimiz kutsal Kitaptır. Ahirete iman edenler buna inanırlar. Onlar namazlarını (özenle) koruyanlardır. (EN-AM/92)

***************************

Kur-an okunduğu zaman, hemen onu dinleyin ve susun. Umulur ki esirgenmiş olursunuz. (A-RAF/204)

***************************

Bu Kur-an, Allah-tan başkası tarafından, uydurulmuş değildir. Ancak bu, önündekileri doğrulayan ve kitabı ayrıntılı olarak açıklayandır. Bunda hiç şüphe yoktur, alemlerin Rabbinden dir. (YUNUS/37)

***************************

Ne zaman sen bir işte bulunsan, ne zaman Kur-an-dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki
apaçık kitapta bulunmasın. (YUNUS/61)

***************************

Biz bu Kur-an-ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın. (YUSUF/3)

***************************

Eğer kendisiyle dağların yürütüldüğü, yerin parçalandığı veya ölülerin konuşturulduğu bir Kur-an olsaydı (yine bu Kur-an olurdu). Hayır, emrin tümü Allah-ındır. İman edenler hâlâ anlamadılar mı ki, eğer Allah dilemiş olsaydı, insanların tümünü hidayete erdirmiş olurdu. İnkâr edenler, Allah-ın va-di gelinceye kadar, yaptıkları dolayısıyla ya başlarına çetin bir bela çatacak veya yurtlarının yakınına inecek. Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. (Veya miadını şaşırmaz.) (RA-D/31)

***************************

İşte böylece biz onu (Kur-an-ı) Arapça bir hüküm olarak indirdik.
Andolsun, sana gelen bu ilimden sonra, onların heva (istek ve tutku)larına uyacak olursan, senin için Allah-tan ne bir yardımcı, dost, ne bir koruyucu vardır. (RA-D/37)

***************************

Yanınızda olan (Tevrat)ı, doğrulayıcı olarak indirdiğime (Kur-an-a) iman edin; onu inkâr edenlerin ilki siz olmayın ve ayetlerimizi az bir değer karşılığında değişmeyin. Ve yalnızca benden korkun. (BAKARA/41)

***************************

Hiç şüphesiz, Kur-an-ı biz indirdik biz; onun koruyucuları da gerçekten biziz. (HİCR/9)

***************************

Şüphesiz biz seni bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak, hak (Kur-an) ile gönderdik. Sen cehennemin halkından sorumlu tutulmayacaksın. (BAKARA/119)

***************************

Öyleyse Kur-an okuduğun zaman, kovulmuş şeytandan Allah-a sığın. (NAHL/98)

***************************

De ki: “İman edenleri sağlamlaştırmak, müslümanlara bir müjde ve hidayet olmak üzere, onu (Kur-an-ı) hak olarak Rabbinden Ruhu-l-Kudüs (Cebrail) indirmiştir.” (NAHL/102)

***************************

Andolsun, biz bu Kur-an-da çeşitli açıklamalar yaptık, öğüt alıp-düşünsünler diye. Oysa bu, onların daha uzaklaşmalarından başkasını arttırmıyor. (İSRA/41)

***************************

Kur-an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık. (İSRA/45)

***************************

Ve onların kalbleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur-an-da sadece Rabbini “bir ve tek” (ilah olarak) andığın zaman, ‘nefretle kaçar vaziyette- gerisin geriye giderler. (İSRA/46)

***************************

Kur-an-dan mü-minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz. (İSRA/82)

***************************

De ki: Eğer bütün insan ve cin (toplulukları), bu Kur-an-ın bir benzerini getirmek üzere toplansa, -onların bir kısmı bir kısmına destekçi olsa bile- onun bir benzerini getiremezler. (İSRA/88)

***************************

Biz onu (Kur-an-ı) hak olarak indirdik ve o hak ile indi; seni de yalnızca bir müjde verici ve uyarıp-sakındırıcı olarak gönderdik. (İSRA/105)

***************************

Onu bir Kur-an olarak, insanlara dura dura okuman için (bölüm bölüm) ayırdık ve onu safha safha bir indirme ile indirdik. De ki: Siz ona ister inanın, ister inanmayın; şu bir gerçek ki, bundan önce kendilerine ilim verilen kimselere o (Kur-an) okununca, derhal yüz üstü secdeye kapanırlar.(İSRA/106-107.)

***************************

Ağlayarak yüzüstü kapanırlar ve (Kur-an) onların huşularını arttırır.(İSRA/109)

***************************

Andolsun, bu Kur-an-da biz insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür. Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır. (KEHF/54)

***************************

Ki onlar (kafirler), Beni zikretme (konusun)da gözleri bir perde içindeydi. (Kur-an-ı) dinlemeye katlanamazlardı. (KEHF/101)

***************************

Biz bunu (Kur-an-ı) senin dilinle kolaylaştırdık, takva sahiplerine müjde vermen ve direnen bir kavmi uyarıp-sakındırman için. (MERYEM/97)

***************************

Duygu Yazar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.